Weber’in Bürokrasi Modeli

Weber, Alman asıllı bir bilim adamı ve sosyologdur. Düşünüre göre, yönetsel yetkelerden biri babadan oğula geçen, doğuştan kazanılan ve kişisel olan geleneksel yetke’dir. Burada yönetim gücü geleneksel olarak bir ailenin elindedir. Bu aile soyludur ve belirli bir toplumu yönetmektedir.

Buna örnek olarak krallıkla yönetilen toplumları gösterebiliriz. İkinci yetke türü ise, kahramanlık, kutsallık, büyücülük ve benzer üstün kişisel beceri ve niteliklere dayanan karizmatik yetke’dir. Karizmatik güce sahip kimse kendine inanan ve bağlanan kimselerden bir astlar grubu oluşturur. Karizmatik gücünü-oluşturan nitelikleri değişmediği sürece yetkesi devam eder.

Weber nihayet üçüncü tip olarak meşru yetke’yi açıklamaktadır, meşru yetke, demokratik, akılcı ve yasal düzenlemelerin (hukuk devleti) olduğu toplumlardaki yetke türüdür. Akılcı düzenlemeler ve bunların dayandığı yasal kaide ve kurallara yöneticiler de dahil olmak üzere herkes uymak zorundadır. Yetkeyi, diğer bir deyimle, yönetim gücünü elinde bulunduranlar da bu kurallara uyarak toplum tarafından seçimle işbaşına getirilmektedirler.

Şu halde, toplumun arzu ve ihtiyaçlarını bilen ve bunları gerçekleştirebilecek yetenek ve bilgilere sahip yöneticiler seçilmektedir ve buna akılcı bir seçim denebilir. Böyle bir seçimle işbaşına gelen yönetimin gücü istikrarlı olacaktır. Yöneticilerin sahip oldukları yetkeyi kullanabilmelerini kolaylaştıran yasal düzenlemeleri uygulayan kurum ve araçlar oluşturulmuştur. Yönetsel yetkenin niteliği kullanılma biçimi ve sınırları da yasalarla açıklığa kavuşturulmuştur.

Daha sonra Weber, ideal yetke ve toplum düzeni olarak ortaya attığı akılcı kural ve kaidelere dayanan meşru düzenin yönetim biçimi olarak Bürokrasi modelinin temellerini açıklığa kavuşturmuştur. Bürokrasinin özellikleri şunlardır;

a) Yönetimde erişilecek amaç ve hedefler ile bunları gerçekleştirmek için yapılacak tüm faaliyetler belirlenmiş ve bu faaliyetler çeşitli Örgütsel birimlere (mevkilere) biçimsel görevler adı altında dağıtılmıştır. Böylece, amaç, faaliyet ve görev biçimlerinden oluşan bir örgüt biçimi meydana getirilmiştir.

b) Bu örgütte görevlilerin faaliyetleri yerine getirmeleri için gerekli olan maddi ve beşerî araç ve kaynaklan serbestçe kullanabilme derecelerini belirten yetkiler açıkça belirlenmiştir.

c) Yetkilerin kullanılmasında başvurulacak - zorlayıcı önlemler (cezalar) kademeli olarak açıklanmış, görevlerin hacmi ve zorluk derecesi göz önüne alına-akılcı bir ücretlendirme ve ödüllendirme sistemi geliştirilmiştir.

d) Her mevkiin taşıdığı yetkiler biçimsel ve bir hiyerarşi piramidinin belirli bir kısmına ilişkindir. Bu nedenle işe göre adam (yönetici) seçme zorunluluğu vardır. Gerekirse görevlendirileceklere özel eğitte yaptırılır.

e) Her alt mevki kendisinin bağlı olduğu üst mevki tarafından denetlenecektir.

f) Astlar üstlerinin emirlerine daha akılcı ve mantıksal olduğu ve düzenin hukuksal yapısına uygun bulunduğu için uyacaktır. Üstün kişisel özellik ve yeteneklerinin oluşturduğu yetkeye dayanan itaat yasaklanmıştır. Bu nedenle keyfi yönetime yer yoktur.

g) Hiyerarşik mevkiler arasında kurulacak ilişkiler yazılı haberleşmeye dayandırılır ve bu evraklar ispat aracı olarak dosyalarda saklanır.

h) Görevler önceden saptanmış ve yazılı olarak örgüte dağıtılmış olan yönetmelik veya tüzüklere göre yerine getirilir. Bu kuralların dışına çıkılamaz.

Görevleri yerine getirirken hiçbir kimse emrine tahsis edilen araçları ve personeli kendi kişisel ihtiyaçları için kullanamaz. İlgililere kaynaklan kullanmak için tanınan yetkiler sadece örgütün amaçları ile sınırlandırılmıştır.

Bürokrasi modeli, bir yönetim için akılcı güçlü amaçlara ulaştıracak sağlam bir örgüt yapısının kurulması, bu yapıda sadece belirli görevleri yerine getirmekten sorumlu olan kimselerin kendi alanlarında uzmanlaşmaları, kişisel arzu. hırs ve ihtiyaçlardan arınmış nesnel (objektif) ve akılcı bir yönetim sistemi kurması, işbaşına getirilecek yöneticilerin bilgi, yetenek ve tecrübelerine göre seçimle demokratik olarak görevlendirilmeleri gibi yararlı bir takım kuralları içermektedir. Bu özellikleri ile model bilimsel ve ideal bir niteliğe sahiptir.

Ancak, aşırı şekilci olması, görev, yetki ve sorumluluklarda katılık ve değişmezliği ile yaratıcı insan davranışlarına aykırı düşmekte örgütlerde esnekliği azaltmaktadır. Belirli görevler içinde robotlaşma insan ruhunun kolay kabul edemediği bir husustur. Ayrıca yazılı haberleşmeye dayanan ilişkiler hem gecikmelere ve gereksiz masraflara ve hem de insanlar arası güvensizlik duygusunun yerleşmesine neden olmaktadır. Ayrıca aşırıya kaçan denetimler de ast üst arasındaki güvensizlik duygusunu artırmakta ve görevlileri tedirgin etmektedir.

Bürokratik model bu sakıncaları yanında gerçekçi olmayan bir yetke yapısına da sahiptir. Biçimsel yetke dışında kişisel yetke özelliklerinin kullanılmasının yasaklanması uygulamada bürokrasi modelinin gerçekçiliğini azaltmakta, uygulama olanaklarını zayıflatmaktadır, büyük ölçüde kişisel bir güç niteliğim’ taşıyan yetke (otorite) sadece onun özel bir türü olan biçimsel yetki ile sınırlandırılamaz. Bu nedenle, bazı üstler astlarına örgüt amaçları dışında iş ve görev verebilmekte ve bu konuda içten bir itaat sağlayabilmektedirler. Bu kuram insan psikolojisi ve davranışına aykırı mantığı ve yönetimin duygusal tarafına önem veremediği için, eleştirilmiş, örgüt ve yönetim psikolojisinin doğmasına yardımcı olmuştur

Yorum yapılmamış »

Henüz yorum yapılmamış.


Fatal error: Call to undefined function: post_comments_feed_link() in /home/vsdergi/domains/dusunmesanati.com/public_html/wp-content/themes/GrungeMag/comments.php on line 52